İzmir'de Kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzmir'de Kahvaltı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2012 Çarşamba

Tereci'de Kahvaltı

IMG_6093

Güne güzel bir kahvaltıyla başlamak gibisi yoktur. Aslında en güzel kahvaltı da sevdiklerimizle bir arada olduğumuzdur. Ne yediğimizin ya da nerede yediğimizin çok da önemi yoktur. o kahvaltıyı güzel kılan o insanların yanınızda olması, o samimiyet, birliktelik, masa başındaki sohbetlerdir... Böyle olduğu için de hepimiz hafta sonu kahvaltılarına ayrı bir önem veririz değil mi? Ailemizle ya da sevdiklerimizle acele etmeden, uzun uzun, rahat rahat bir arada olabileceğimiz için. Ben kahvaltı için çoğunlukla evi tercih etsem de zaman zaman açık havadan faydalanmak ya da yeni mekanlar keşfetmek için dışarı çıktığımız da oluyor. Sizlerle bugün en son gittiğim kahvaltı mekanı ile ilgili izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

IMG_6113

Tereci, aslında sadece bir kahvaltı mekanı değil. Kendi adlandırmaları ile "yöresel bakkal". Neden derseniz, burada birçok yöresel ürünü bulmak mümkün. Tereci'de sadece kahvaltı etmekle kalmayıp aynı zamanda mutfağınız için alışveriş de yapabilirsiniz.

  IMG_6083

Fotoğrafta da göreceğiniz gibi geniş bir ürün yelpazesi mevcut. Peynirden, baharata, bakliyattan kuruyemişe kadar aklınıza gelebilecek pek çok gıda çeşidini burada bir arada bulabilirsiniz. Üstelik yurdumuzun çeşitli köşelerinden gelmiş ürünler var, her yörenin nesi meşhur ise onu temin etmişler.

IMG_6075

Ekmek çeşitleri

IMG_6076

Reçel çeşitleri

IMG_6077

Peynir ve zeytin çeşitleri

IMG_6080

Tereci'deki ürün çeşitliliğini gördüğünüzde alışveriş etmeden eve dönme ihtimaliniz epey az...

IMG_6085

Gelelim kahvaltı kısmına... Öncelikle çay sunumlarını çok şık bulduğumu söyleyerek başlamalıyım. Çayı, kahvaltı boyunca soğumayacak bir düzenekle ve yanında limon, nane ve karanfil ile birlikte getiriyorlar ki çay keyfi tam olsun.

IMG_6087

Fiks bir kahvaltı menüsünden ziyade siz ne yemek isterseniz kendiniz ister menüden ister içerideki satış bölümünden seçiyor, çeşidini ve miktarını belirtiyorsunuz. Böylece kendi damak tadınıza göre bir kahvaltı masası oluşturmanız mümkün.

IMG_6093

Peynir çeşitlerinde Rize tulumundan, Diyarbakır örgü peynirine, tandır peynirinden, Kütayha tel peynirine kadar pek çok çeşidi bir arada bulabilirsiniz. Bizim seçtiklerimiz: taze kaşar, Ezine, Selçuk tulum ve hellim peyniri. 

Zeytinde Manisa'dan, Gemlik ve Edremit'e kadar geniş bir bölgeye ait çeşitler mevcut.  Bizim seçtiklerimiz: Benli köyü zeytini ve Ayvalık çizik.

IMG_6090

IMG_6097

Bal-kaymak için de seçenekler mevcut. Bal için çam, çiçek ya da kekik, kaymak için Afyon ya da manda kaymağı tercih edebilirsiniz. Ege kahvaltılarının vazgeçilmezi olan lor ve reçele kahvaltı pastası adını vermişler. Bunlar dışında klasik reçel çeşitlerinin yanı sıra kızılcık, alıç, kuşburnu, zeytin, incir, turunç, ceviz, antepfıstığı reçeli gibi alternatifleri de bulabilirsiniz.  Bizim seçtiklerimiz: bal-kaymak, kahvaltı pastası ve badem ezme oldu.

IMG_6092

IMG_6094

Hamur işi çeşitleri arasında sigara böreği, avcı böreği, paçanga böreği, gözleme, katmer, çiğ börek, bazlama ve krep var. Omlet ve sahanda yumurta çeşitleri, mıhlama, muhammara ve tost da tercih edebilirsiniz. Menüde "yöreseller" adı altında ise patatesli yumurta salatası, patates kızartması, fırında patates, söğüş, çorba, ballı yoğurt, pastırma, kuru domates, yöresel tatlı, baklava gibi seçenekler sunulmuş.

IMG_6098

Oturma alanları hem içeride hem de bahçede var. Bahçenin bir kısmındaki masaları tahtadan minik kulübeler şeklinde birbirinden ayırmışlar, şirin bir görüntü oluşturmuş.

Fiyat konusuna gelince, bence oldukça pahalı bir yer. Tabii ki fiyatı biraz da sizin seçimleriniz belirliyor. Ancak yukarıda gördüğünüz iki kişilik  kahvaltının 70 tl tuttuğunu ben yazayım da sonra gidip benim kulaklarımı çınlatmayın :))

Karşıyaka'da beş farklı yerde şubesi bulunan Tereci'nin iletişim bilgilerini kendi web sitelerinden edinebilirsiniz.

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Kule Cafe'de Kahvaltı

IMG_6669

Kule Cafe ile ilk tanışmam birkaç ay öncesine dayanıyor. Optimum'un ilk açıldığı günlerde gezip dolaştıktan sonra hem soluklanmak hem de akşam yemeğini yemek için bir yer ararken Kule Cafe'yi denedik. O gün makarna çeşitlerini denedik ve oldukça memnun kaldık. Makarnamıza ilave parmesan istediğimizde kocaman bir kasede getirmeleri hoşumuza gitmişti. Sizlere öğle ya da akşam yemekleriniz için de bu mekanı gönül rahatlığıyla önerebilirim. Ancak bugün kahvaltısından söz etmek istiyorum.

IMG_6641

Bir önceki yazıda da anlattığım gibi İzmirli bloggerlarla bir araya geldiğimiz Optimum buluşmamızın ilk durağı Kule Cafe'ydi. Buradaki harika kahvaltı ile güne başladık. Son derece özenle hazırlanmış bir sofra olduğunu söylememe gerek yok, zaten fotoğraflar da anlatıyor.

IMG_6640

Restoran ya da otel fark etmez, bir mekanın kalitesini aynı zamanda kullandığı malzemelerin kalitesi yansıtıyor. Mesela kahvaltıda kötü bir peynir sunan bir otel bitmiştir benim için... Hele ki işi doğrudan kahvaltı olan bir çok mekanda (Çiçekliköy gibi) kahvaltıda en kalitesiz peynir ve zeytinlerin sunulmasına şaşırıyorum. Kule Cafe'de ise olması gerektiği gibi peynir, zeytin ve diğer kahvaltılık malzemeler özenle seçilmiş, ağız tadıyla yiyebiliyorsunuz.

IMG_6642

Bize normal kahvaltılıklarının yanı sıra minik ekmekler ve muffin&kurabiye tabağı da ikram ettiler.

IMG_6643

Bal-kaymak ve lor-reçel (yaban mersini reçeli) sunumları çok şıktı.

IMG_6645

Sebzeler işletme sahibinin kendi bahçesinde yetişiyormuş, bu sebepten çok taze ve lezzetli. Hele minicik ve tatlı biberler daha o sabah toplanmış. Bu pek az yerde rastlayabileceğiniz bir durum.

IMG_6648

Bu dürümler özel bir lavaşla ve çeşitli iç malzemelerle hazırlanmış, çok lezzetli ve görsel olarak da cazipti. Bir kısmı tuzlu, bir kısmı da Nutellalıydı.

IMG_6651


IMG_6658

Gelelim tatlıya... Bu tabakta görmüş olduğunuz tatlılar Kule Cafe'nin klasikleri arasında. İlk gittiğimizde bizimle ilgilenen servis elemanının tavsiyesi üzerine tatmıştık. Çok beğenmiş hatta evde de denemeli demiştik. Kahvaltı sonrasında tekrar bu tatlıları yeme şansımız oldu. Solda görmüş olduğunuz rulo pasta, içinde krema yerine dondurma kullanılmış, çok hafif bir pasta. sağdaki ise içi dondurma dışı ise incir ezmesinden oluşan müthiş bir lezzet. benim favorim bu oldu.

Kule Cafe'de fiyatlar da birçok yere göre oldukça uygun. Menüden sizlere fikir olması açısından birkaç şeyin fiyatını vereyim: Kahvaltı 7, krep 7,5-9, salata çeşitleri 7-11, sandviçler 4-7,5, katmer-dürümler 3-7, makarnalar 7-11, pizzalar 8-12, tavuklar 9,5-12,5, balıklar 12-13,5, etler 12, 24, tatlılar ise 5-6,5 tl arası. Optimum'a yolunuz düştüğü bir gün kahvaltı ya da yemek için denemenizi tavsiye ederim.

Unutmadan Kule Cafe'nin işletmecisinin bir de Güzelbahçe'de Kule Balık Evi adlı bir mekanı daha olduğunu söyleyeyim. Bir balıksever olarak orayı da keşfettiğimde size izlenimlerimi yazarım.

İletişim bilgileri:
Kule Cafe
Gaziemir Optimum Avm üst katı
Tel: 273 85 10

22 Aralık 2011 Perşembe

Çiçekliköy'de Kahvaltı: Dağmaran


Bugün sizlere İzmir'deki beğendiğim kahvaltı mekanlarından birinden bahsedeceğim. Dağmaran, Çiçekliköy'de yer alan pek çok kahvaltı yerinden biri, ama onlardan farklı. Neden farklı birazdan anlatacağım.


Dağmaran'a ilk gidişimiz tesadüfi oldu, Çiçekliköy'e kahvaltı için gitmiş şurada mı yapsak burada mı derken köyün sonuna, kahvaltı mekanlarının bittiği noktaya gelmiştik. Bu noktada Dağmaran'ı gördük ve geri dönmeyelim artık burada kahvaltımızı yapalım dedik, içeri girdiğimizde o kadar kalabalıktı ve bir o kadar da bekleyen vardı ki çaresiz çıktık oradan. Bir yandan da bu kadar uzak bir noktada, nasıl bu kadar dolu diye şaşırdık.


Bir süre sonra ise bir arkadaşımın ısrarlı tavsiyesi üzerine tekrar gittik. O zamandan beri de kahvaltıyı dışarıda yapacaksak ilk aklımıza gelen yerlerden biri oluyor.



Bahçeden kareler...

Mekanı yoğun ilgi doğrultusunda genişletmişler, yazın bahçenin yanı sıra yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz alana da masalar kuruluyor, kahvaltınızı ağaçların arasında, doğal bir ortamda yapma şansınız oluyor. Dağmaran'ın en çok hoşuma giden yanlarından biri ortamı.



Dağmaran'ın zengin bir menüsü var, standart kahvaltısında aşağıdaki lezzetler yer alıyor:
  • Tereyağ
  • Tulum peyniri
  • Krem peynir
  • Lorlu biber kavurması
  • Çemen
  • Cevizli-çörekotlu çökelek
  • Zeytin çeşitleri
  • Söğüş
  • Şekerli haşhaş ezmesi
  • Bal-kaymak
  • Karadutlu lor
  • Kayısı reçeli
  • Köy ekmeği-bazlama

Biz bunlara ilave olarak peynirli yumurta ve Dağmaran böreği (kıymalı ve havuçlu) aldık, her ikisi de gayet lezzetliydi. 


Güzel tarafı, tabağınız bittiğinde istediğiniz çeşitten tekrar getirtebiliyorsunuz. Bir nevi açık büfe gibi, ama çoğu zaman açık büfelerde çeşit çok, lezzet ve kalite azdır.


Şu tabağın şirinliğine bakar mısınız, bu bile gösterilen özenin bir delili değil mi?

Servis hizmetinden de memnun kaldık, sürekli masamızla ilgilenen, sık sık çayımızı yenileyen güleryüzlü personelleri vardı.


Dağmaran, Asansör Restoran ve Zeytin'le birlikte bence İzmir'de en iyi kahvaltıyı yapabileceğiniz yerlerden biri. Daha önce gitmediyseniz, en az bir kere gidip bu lezzetleri tatmanızı tavsiye ederim, sonrasında zaten farkını göreceksiniz.

Kahvaltı ücreti kişi başı 15 tl.

17 Ekim 2011 Pazartesi

İzmirli Yemek Blogu Yazarları Kahvaltı Etkinliği


Her şey Bahar'ın "bir pazar kahvaltıda toplanalım mı?" dediği maili ile başladı. Sadece tanıtım etkinliklerinde bir araya geldiğimiz için -İzmir'de de malesef bu tarz etkinlikler çok seyrek olduğundan!- bu teklife çok sevindim. Ne zaman olsun, nerede olsun derken nihayet tarih ve yere karar verildi. Geçtiğimiz pazar günü Balçova'da İzmirli blog yazarı arkadaşlarla bir araya gelebildik. Daha önceki etkinliklerde tanıştığım arkadaşlarımın yanı sıra yeni tanıştığım arkadaşlarım da oldu. Bloglar dolayısıyla birbirimizi, zevklerimizi, neyi sevip sevmediğimizi, ne yiyip içtiğimizi biliyor olsak da yüz yüze sohbet etmenin keyfi başkaydı tabii...


Bu duygularla başladığımız kahvaltı, ortamın sıcaklığı, sohbetin güzelliği ile coşkulu bir şekilde devam etti.


Kahvaltının en güzel yiyeceği -restoran sahibi kusura bakmasın ama!- Serap ablacığımın ekşi mayalı ekmeğiydi. Onun "lezzetli somunlarını" blogundan takip ediyorduk, ama tatmak mümkün olmamıştı. İşte kahvaltımıza bu mis gibi, tazecik, ev yapımı ekmekler eşlik etti. Serap ablacım tekrar ellerine sağlık.



Kahvaltımızı yaptıktan sonra bol bol fotoğraf çektik, çekildik. (fotoğraflara facebook sayfamdan bakabilirsiniz.)



Kahve faslında bizi bir sürpriz daha bekliyordu. Zeynep Hanım bize kendi yaptığı çikolatalardan getirmişti. Onları nasıl anlatsam bilemiyorum tatmanız lazım :) İçi böğürtlenli (zaten böğürtlenli her şeye zaafım var), badem ezmeli (bunlar da muhteşemdi) ve karamelize sütlü olmak üzere üç farklı çeşitte çikolata hazırlamıştı arkadaşım. Tatlarının yanı sıra görüntüleri de harikaydı. Zeynep hanıma bu inceliği için çok teşekkür ederken bunun gibi nefis çikolatalar ve pastalar için kendisine sipariş verebileceğinizi de hatırlatmak istiyorum :)



Sonra Baharcığım buluşmamızı renklendirmek için bize hediye gönderen firmaların paketlerini takdim etti. Bu hediyeler arasında İzmirli blog yazarlarına ayrı bir değer veren Carte Dor'un ürünlerinin yanı sıra Nivea'nın, Elidor, Axe ve Rexona'nın ürünleri de vardı. Tüm bu güzel hediyeler için firma yetkililerine ve iletişimi sağlayan Seda Korkmaz'a çok teşekkürler.



Hediyelerimiz bu kadarla kalmadı... Zeytin İskelesi de bizler için şık şişelerdeki zeytinyağlarından göndermişti.
Bir İzmir firması olduğu için ve evimde sürekli zeytinyağlarını kullandığımdan onların bu etkinliğe katkı sağlamasını çok istemiştim. Zeytin İskelesi'ne mail gönderdikten sonra çok kısa sürede firma yetkilisi Tuğba Çelikel etkinliğimize ilgi gösterdi. Tuğba Hanıma ve Zeytin İskelesi'ne katkılarından dolayı çok teşekkür ederim.

Son olarak da tabii ki bugünü organize eden Bahar'a ve katılımıyla güne renk katan blog yazarı arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Atlı Vadi'de Kahvaltı



Malum fırsat siteleri son zamanların gözdesi... Biz de geçenlerde daha önce gitmediğimiz bir yer olan Atlı Vadi'de kahvaltı fırsatını görünce güzel bir mekân keşfetme umuduyla gitmeye karar verdik. Bu sabah, hafta sonu kalabalık olabilir düşüncesiyle telefon açıp rezervasyonumuzu yaptırdık. (Bunun ne kadar gereksiz olduğunu daha sonra anlayacaktık.) Ardından düştük yola Homeros Vadisi'ne doğru gitmeye başladık, yolda daha önce belediyenin büyük reklamlarla açtığı vadinin nasıl bir hayalkırıklığı olduğu aklıma geldi, yaklaşık bir yıl önce gitmiş, bakımsız, kimsenin uğramadığı, hiçbir etkinliğin bulunmadığı bir yer olduğunu görmüştük. Neyse Atlı Vadi'ye doğru yola devam ettik, Homeros Vadisi'nden geçtik, hala aynı durumda olduğunu gördüm üzülerek. Sonra dağları tepeleri aştık, epey bir yol gittik, kaybolduğumuzu düşünmeye başlamışken nihayet Atlı Vadi'ye ulaştık. Mekana vardığımızdaki ilk izlenimim pek olumlu değildi, tenha ve bakımsız bir yere benziyordu. İçeri girdik, karşılayan ya da yol gösteren herhangi bir görevli yoktu, zaten boş olan masalardan birini seçip oturduk, bu esnada kahvaltı eden iki aile vardı, yüzlerindeki memnuniyetsiz ifadeyi, ardından garsonla olan olumsuz diyalog takip etti. Kendilerine iyi hizmet verilmediğinden, aldıkları fırsatta yazılan menünün yarısının bile masalarına gelmediğinden şikayet ediyorlardı. Biraz sonra çekingen bir tavırla garson geldi ve daha biz bir şey demeden elektirik kesildi, ürünlerimiz bozuldu, şimdi alışverişe gittiler sizi 20 dakika kadar bekleteceğiz dedi. Nedense hiç şaşırmadım... Bu 20 dakikanın 1 saati bulacağını bile bile beklemeye karar verdik, o kadar yol gitmiştik. Bu esnada keşke Zeytin'e ya da Dağmaran'a gitseydik dedik, Asansör'deki nefis kahvaltı aklımıza geldi...



Tam da tahmin ettiğimiz gibi 1 saatin sonunda kahvaltı hazırlıkları başladı, garson önce gecikme için kullandığı elektirik kesildi bahanesini, bu kez de menüdeki eksikler için tekrarladı. Alışverişe gidildiyse ve biz 1 saat bunun için beklediysek eksikler niye alınmadı onu anlayamadık tabii. Menüde olup masamıza gelmesi gerekenler: Hellim peyniri, sosis, sigara böreği, salam tabağı, Ezine peyniri, İzmir Bergama tulumu, yeşil zeytin, siyah zeytin, tereyağı, çilek ve vişne reçelleri, tatlı lorlu böğürtlen reçeli, çömlek içinde avonos sos,  lorlu yeşil biber haşlama, bal, kaymak, domates, salatalık, yeşil biber, yeşillik, lavaş ekmek, sahanda yumurta, portakal suyu, sınırsız çay.


Menü gayet güzel, gayet iştah açıcı... Masaya gelenler ise peynir, zeytin, bal-kaymak, reçel çeşitleri, söğüş tabağı ve yumurtadan ibaretti. Masadan kalkarken bir de sigara böreği geldi. Ama hellim peyniri, sosis, salam tabağı, çömlek içinde avanos sos, lorlu yeşil biber haşlama, yeşillik ve lavaştan haber alınamadı :) Eksikler bir yana masaya gelenlerin kalite ve lezzeti de tartışılır durumdaydı.



Tatlılar (içine yanlışlıkla tane düşmüş çilek ve vişne reçeli :), bal-kaymak ve böğürtlenli lor)


Peynir,zeytin ve söğüş tabağı (neyse ki bunlarla karnımızı doyurabildik)
Sahanda yumurta (rafadan ziyade çiğ kıvamda beyazı bile oynuyordu )

Bir de portakal suyu ve sınırsız çay vardı, portakal suyu tabii ki sıkma değil, hazır meyve suyu idi, çay ise bir bardak içtiğinizde ikincisini istemeyeceğiniz cinsten...


Atlı Vadi, sessiz, sakin, doğayla iç içe bir konumda, serin ve havadar bir yer. Ama malesef bu avantajları iyi değerlendirilememiş. Açıkçası bugün yaşadığım kötü deneyimden sonra bir daha o kadar yol kat edip asla gitmem. Beğendiğim yerler hakkında yazı yazarken çok rahat oluyorum, gördüğüm güzellikleri, tattığım lezzetleri paylaşmak güzel bir duygu. Ama memnun kalmadığım bir yer hakkında yazmak zor, sonuçta o yerden birileri para kazanıyor, kimsenin ekmeğine mani olmamalı diye düşünüyorsunuz. Ama şu da var ki kimsenin kendini uyanık zannedip kolay yoldan para kazanmaya, gelen müşteriyi saf yerine koymaya hakkı yok! İnsanlar bir yere kahvaltıya ya da yemeğe gidiyorsa, mutlaka lezzet arar, hoş vakit geçirmek ister. Bugün bu kahvaltıyla günüm gerçekten çok kötü başladı ve başka insanların da gidip aynı hayalkırıklığını yaşamamaları için bu yazıyı yazmayı kendime görev bildim :) Keşke sabah rezervasyon için aradığımızda bugün müsait olmadıklarını söyleyip bizi kabul etmeselerdi hem kendileri zor durumda kalmamış olurdu hem bizim sabahımızı mahvetmemiş olurlardı. Ya da mekanın sahibi veya sorumlusu gelip makul bir açıklama yapıp bir özür dileseydi, durumu telafi etmeye çalışsaydı...


Fiyatlara gelince yukarıdaki kahvaltı ve 10 dakikalık at binme hizmeti için iki kişi % 50 indirimle 52 TL yerine 26 TL ödedik, kişi başı 13 TL'ye Dağmaran ya da Zeytin'de ya da başka herhangi bir yerde zaten nefis bir kahvaltı yapmak mümkündü. At binmeye gelince, 1 saatlik bekleme ve üzerine kötü bir kahvaltıdan sonra canımız istemedi. Hancı'daki bakımlı atlar ve özel at binme sahasından sonra, buradaki gariban atlar ve işinin ehli görünen görevliler (!) bu tecrübeye girişmememiz gerektiğini düşündürdü.

İşin ilginci mekânın sitesine ve facebooktaki sayfalarına bakarsanız fotoğraflar öyle güzel, sunulan hizmetler o kadar iyi anlatılıyor ki şaşırıyorsunuz; ben bile sabah gidip görmüş biri olarak acaba aynı yer mi diye bir an tereddüte düştüm. Sitelerinde kullandıkları slogan "Kalıcı dostluklar istiyorsanız bekliyoruz". Reklam ve pazarlama taktikleri iyi, keşke bunu işletmeciliklerine de yansıtabilseler...

Ben bugünkü deneyimimi paylaştım, yine de gitmek görmek isterseniz mekânın iletişim bilgileri şu şekilde :

Atlı Vadi
Homeros Vadisi Yolu Kayadibi Köyü Bornova İZMİR
Vadi : 0232 339 04 84
Mobil: 0530 764 23 98
http://www.atlivadi.com/

***
Bu yazının üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra mekânın işletmecisi Suna Hanım'dan bir mail aldım. Suna Hanım bu mailinde benim o gün duymak istediğim açıklamayı yapmış ve yazımda eleştirdiğim noktalara açıklık getirmiş. Kendisine hassasiyeti ve nazik üslubu için teşekkür ediyorum. Eleştiri konusunda duyarlı olup geri bildirim yapmaları takdir edilmesi gereken bir tutum. Siz sevgili okuyucularımla nasıl daha önce eleştirilerimi paylaştıysam şimdi bu eleştirilere verilen cevabı da paylaşmalıyım diye düşünüyorum. Bu sebeple Suna Hanım'ın mailini aynen buraya alıyorum:



"Merhaba,
 Ben talihsiz bir kahvaltı sonrasında sitenizde yorum yapmış olduğunuz Atlı Vadinin işletmecisiyim.
 
İşletmemizi,  çok sorunlu bir gününde ziyaret etmiş olmanız hem sizin hemde bizim açımızdan büyük bir talihsizlik olmuş.
 Yaklaşık iki aylık bir sürede farklı fırsat sitelerinde ilanlarımız çıktı ve şu ana kadar  bu fırsatları satın alan 800 kişiye hizmet verdik. Ve bugüne kadar tabii mutlaka olmuştur eksikliklerimiz ama müşterilerimizin bütyük çoğunluğu bize teşekkür ederek ayrıldılar. İlanda yazılan tüm  ürün ve hizmetleri eksiksiz verdiğimiz içinde bazı müşterilerimizden ayrıca teşekkür dahi aldık.
Sizin ziyaret ettiğiniz o talihsiz güne gelecek olursak. Biz Atlı Vadi yi ailecek işletiyoruz. size o gün hizmet eden garsonlardan biri  benim oğlumdu , diğer oğlumda mutfakta çalışıyordu, ne büyük bir talihsizliktirki ben o gün rahatsız olduğum için maalesef  orda değildim. Eğer orda olabilseydim size şu anda yapacağım açıklamayı ve özürü şimdi değil o gün yapıyor olur, okuyunca çok üzüldüğüm yorumunuzu belki de çok farklı bir boyuta taşıyabilirdik.


 O gün hatta bir gün öncesi elektriklerin kesilmiş olduğu bir gerçekti, belki birçok işletmede bu tür veya farklı yalanlar duymaktan artık insanların doğru söylendiğine ihtimal  dahi vermiyoruz ama.... elektrik idaresi ile yaşamış olduğumuz problemden dolayı, halen şu anda da elektriklerimiz yok. Sizin bizi ziyeret ettiğiniz günden bir gün önce elektriğin kesildiği gün jenaratör taktırmak için harekete geçtik fakat bize sözü verilmesine rağmen ancak Cumartesi öğleden sonra takılabildi. Tabii bu sürede de dolapta olan tüm malzemelerimiz bozulmuş oldu. Bu sorunu kökten çözmek ve birdaha aynı sorunu yaşamamak adına şu anda Yeşil enerji (Rüzgar gülü veya güneş paneli) için yatırım çalışmalarına  başladık. 


 Elektriklerin kesilmesi tabiki bir mazeret değildir, fakat çalışanlar ve benim çocuklarım malzemelerin bozulma ihtimalini hiç düşünmedikleri için bir gün önceden ve sabahtan gerekli önlemleri almayı ihmal etmişler. Müşteri gelip hazırlık aşamasına geçince durum fark edilip hemen tedarik için Bornova merkeze araba gönderiliyor ama bu arada müşterilere hizmette de geç kalınılıyor tabii. Kahvaltı dahilinde verilen Avanos sos , biber haşlama gibi  kahvaltılıkların bir gün öncesinden hazırlanması gerektiği içinde maalesef size verilen kahvaltıya dahil edemiyorlar. Acele ile tedarik edilen malzemelerin kalitesi de tabii tartışılır durumda oluyor.


(.....)
Yazınızda yolun çok uzun olduğundan bahsetmişsiniz. Normalde Atlı Vadi Bornova merkeze 6 Km uzaklıktadır. Siz  Homeros Vadisi tarafından geldiğiniz için yol süresini 3 hatta 4 katına çıkarmışsınız. Kullanılması gereken yol Bornova Hükümet Konağının yanından Bornova şehitlik veya Eski Gazoz fabrikası yoluydu. Ama adres Homeros Vadisi olarak geçtiği için zaman zaman diğer müşterilerimiz de aynı karışıklığı yaşayabiliyorlar.

Yaşanmış olan bu talihsizliği unutmak, Atlı Vadi olarak bizim hakkımızdaki düşüncelerinizi değiştirebilmek adına tekrar sizi aramızda görmek istiyoruz. Uygun oldunuz bir gün  mutlaka  sizi misafir etmek isteriz.
 Kalıcı dostluklar istiyoruz ve sizi bekliyoruz” :)
 Saygılarımla
Suna Gülecen"

22 Haziran 2011 Çarşamba

Cumba'da Kahvaltı


Cumba Restoran,  hem lezzet hem de ortam bakımından İzmir'deki seçkin mekânlardan bir tanesi. Özellikle et yemekleri ile tanınan restorana bir bu kez kahvaltı için gittik ve aynı kaliteyi kahvaltıya da taşıdığını gördük. Bildiğim kadarıyla kahvaltı servisi yeni başladı ve sadece pazar günleri var.


Kahvaltı seçenekleri zengin ve lezzetli. Kahvaltı menüsüne gelince...


Peynir tabağı
(biraz daha zenginleştirilebilir)


Zeytin tabağı


Çemen ve baharatlı zeytinyağı

Söğüş tabağı


Reçeller (vişne, ahududu ve portakal kabuğu reçeli)


Portakal kabuğu reçeli


İzmir'in -özellikle Tire'nin- meşhur karadutlu loru


Kahvaltıların vazgeçilmezi bal-kaymak


Sıcak olarak ikram edilen pideler


Otlu börek ve gevrek :)



Mekân lezzetleriyle olduğu kadar şık iç dizaynıyla da dikkati çekiyor. Restoranın girişine geldiğinizde aşağıya inmek için bindiğiniz etrafı cam kaplı asansörde manzaranın güzelliğini izlemeye başlıyorsunuz. Aşağıya indikten sonra ister kapalı mekânda isterseniz bahçede oturup gördüğünüz güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz. İzmir manzarası eşliğinde yediğiniz yemeklerden ayrı bir keyif alacağınız kesin.


Cumba'nın kapalı mekânı dışında ön bahçesi bir de saklı bahçesi mevcut, tercihinizi bunlardan yana da kullanabilirsiniz.



Servis hızı ve kalitesi oldukça iyi. Fiyatlar ise ortalamanın biraz üzerinde. Kahvaltı fiyatı kişi başı 20 tl. Akşam yemeği menüsünde de durum benzer şekilde. Nezih bir ortam, lezzetli yemekler, iyi bir servis arayıp fiyat kısmını düşünmüyorsanız tavsiye ederim. Özel günler ve kutlama yemekleri için ideal bir mekân.

Not: Cumba'nın giriş kısmında yer alan yine nefis bir manzara ve lezzetli yemeklerle keyifli zaman geçirebileceğiniz Vebaş Cafe'yi de tavsiye ederim.

İzmir-Manisa yolu üzerinde bulunan Cumba'nın adres ve diğer iletişim ilgileri ise şu şekilde:

Cumba Restaurant & Bar
İstanbul Cad. No:54 Manisa Yolu 2. km
Bornova İzmir
Tel: 0232 339 00 00 – 0232 388 28 50
http://www.cumbarestoran.com/