4 Ekim 2011 Salı

Blogumun 2. Yaşı ve Vişne Soslu Muhallebili Pasta


Sizlere ilk defa Çikolata Soslu Islak Kek tarifimle merhaba demiştim. Bakıyorum da o zamanki fotoğraflarım acemice, yazılarım pek bir ürkek :) Sonra üzerinden zaman geçti Çikolatalı, Fındıklı, Armutlu Tart ile blogumun 1. yaşı doldu. İtiraf etmeliyim ki geçen yıl bu özel gün için özel bir tarif eklemeliyim diye epey uğraşmıştım. Çok özendiğim için de ufak tefek aksilikler yaşamıştım :) (fırının ızgara ayarında kalıp tartın son anda kurtarılabilmesi gibi!). Zaman nasıl çabuk geçiyor anlayamadım, şimdi blogumun 2. yılı... Geriye dönüp baktığımda 362 kayıt ve 1924 yorum ve 228 izleyici hiç de az değil. Hele ki blogumun ilk aylarında "aaa!!  blogda bugün 20 tık var kim geldi acaba?" dediğim günleri gülümseyerek hatırlıyorum...

Blogum sayesinde sadece yemeklerden değil, aynı zamanda gezilerden, anılardan oluşan çok güzel bir arşivim oldu. Blogumu hep kendimi iyi hissettiğim zamanlarda yazmaya ve hayatımdaki güzellikleri burada biriktirmeye çalıştım... Blogum sayesinde çeşitli etkinliklere katılma şansım oldu. Bu etkinliklerde benzer ilgi alanına sahip pek çok güzel insanla tanıştım. İzmirli blog yazarı arkadaşlarımın yanı sıra İstanbul'da yaşayan blog yazarı arkadaşlarımla da (sevgili Aylin-Kuzinede Kızaran Ekmek, Tijen-Lezzetibol ve Devletşah-Devletşah ile) çeşitli vesilelerle bir araya gelme fırsatım oldu. Hiç yüz yüze görüşmesek de beni hep destekleyen, blogumun güzel bannerını bana hediye eden, değerli fikirlerini benimle paylaşan Müge'ciğim (Hünerli Bayanlar) bir insanın yüreğinin ne kadar güzel olabileceğini bana gösterdi. Ve tabii ki siz okuyucularım her yorumunuzla, ziyaretinizle hep mutlu ettiniz beni. Bugün aynı zamanda benim de doğumgünüm ve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da "iyi ki kendime doğumgünü hediyesi olarak blogumu hazırlamışım" diyorum :)


Tarife gelince, bu tatlıyı Ramazan'da çocukluk arkadaşım Ümmüş'üm ve ailesi için hazırlamıştım. O gün ilk kez denediğim bu tatlıyı hepimiz çok sevdik. Bakalım sizler denediğinizde nasıl yorumlar alacaksınız :)

Tarif Sofra dergisinin Mayıs 2010 sayısından.

Malzemeler:
Kek için:
  • 4 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • Yarım su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı galeta unu
  • 1 su bardağı hindistan cevizi
  • 1 paket kabartma tozu
Keki ıslatmak için:
  • 5 kahve fincanı ılık süt
  • 2 kahve fincanı toz şeker
Muhallebi için:
  • 3,5 su bardağı süt
  • 1 kahve fincanı mısır nişastası
  • 2 kahve fincanı toz şeker
Vişneli sos için:
  • 3 su bardağı vişne suyu
  • 3 yemek kaşığı toz şeker
  • 3 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 1 su bardağı dondurulmuş vişne
Yapılışı:
  • Kek için derin bir kapta yumurta ve toz şekeri çırpın. Sıvı yağ ekleyip çırpmaya devam edin.
  • Un, hindistan cevizi ve kabartma tozu ilave edip tüm malzemeyi karıştırın.
  • Bir fırın tepsisine yağlı kağıt serin.
  • Tepsiye küçük çember kalıplar yerleştirin (6 adet) hazırladığınız karışımı kalıplara paylaştırın ve önceden ısıtılmış 175 derece fırında pişirin.
  • Ilıdıktan sonra kekleri tepsiden alın ve düz bir kaba aktarın. Sütle toz şekeri karıştırın ve kekleri ıslatın.
  • Muhallebi için süt, nişasta ve toz şekeri bir tencereye alıp koyulaşıncaya kadar karıştırarak pişirin.
  • Muhallebiyi keklerin üzerine paylaştırın.
  • Vişneli sos için vişne suyu, toz şeker ve nişastayı bir tencereye alıp koyulaşana kadar karıştırarak pişirin. Tencereyi ocaktan alın ve içine dondurulmuş vişneyi katın.
  • Tatlıların üzerine sosu paylaştırın ce donması için buzdolabında en az 3-4 saat bekletin.
  • Daha sonra çember kalıpları hafifçe sallayarak servis tabaklarına çıkarın.
Notlar:
  • Ben servis kolaylığı açısından küçük çember kalıplar yerine tek bir büyük çember kalıp kullandım ve dilimleyerek servis yaptım.
  • Bu şekilde yaptığımdan dolayı keki ıslatmak için gerekli olan 5 fincan süt fazla geldi 2-3 fincan kadarını kullandım ve alttan sızmaya başladığını görünce ıslatma işlemini bıraktım.
  • Hem kekte hem şerbette şeker bana göre fazla, biri azaltılabilir.
  • Muhallebideki un ölçülerini dolu dolu kullanın ben muhallebim donmayacak, kalıptan çıkmayacak diye epey heyecan yaşadım :)

İzmir'de Ekim Ayındaki Yemek Kursları


Yaz döneminde ara verdiğim yemek kursları hakkındaki yazılarıma bu ay tekrar başlıyorum. İzmir'de Yemek Kursu yazımın en popüler yazılarım arasında olması, blog istatistiklerinde en çok aranan kelimelerden birinin "İzmir'deki yemek ya da pasta kursları" olduğunu görmem ve mail yoluyla bu konuda gelen sorular bu yazılara devam etmem gerektiğini gösterdi :)


1- İlk önce bir türlü fırsat bulup -ya da yer bulup- gidemediğim Swiss Otel'in yemek kursundan bahsetmek istiyorum. Bu kurs cumartesi günleri 12:30-15:00 saatleri arasında Baş Aşçı Wolfgang Goedl özel tariflerini sizlerle paylaşıyor.

Café Swiss Yemek Kursu Programı

1 Ekim Cumartesi, Deniz Ürünleri

8 Ekim Cumartesi, Meksika Yemekleri

15 Ekim Cumartesi, Noodle Yapımı

22 Ekim Cumartesi, Elmalı Tart ve Elmalı Tatlılar

29 Ekim Cumartesi, Waldorf Salatası ve Sarımsaklı Bonfile

Kişi başı KDV dahil 50 TL
Daha fazla bilgi ve rezervasyon için: (232) 414 52 12


2- Benim daha önce çikolata ve pasta kurslarına katılma fırsatı bulduğum Bademmutfak'ta bu ay Meksika Mutfağı, Osmanlı Mutfağının yanı sıra pizza ve taze makarna programları, şeker hamurlu pasta, çikolata kurabiye, charlotte, tart-turta-kiş, cheesecake, kremşanti pasta, mayalılar, profiterol ve ekler gibi başlıkların yanı sıra ekmek ve açma börek ile ilgili kurslar da var. Bu ayki program detaylarına kendi sitelerinden bakabilirsiniz.

İletişim Bilgileri:
Bademmutfak
Beyhan Ildız
0 232 330 46 40

3- Benim şeker hamurlu pasta eğitimi aldığım Vanilya'nın ekim ayı eğitim programı için tıklayabilirsiniz.

İletişim Bilgileri:
YEŞİM MERİÇ
Vanilya Pasta ve Çikolata Atölyesi
http://www.vanilyavanilya.net/
(232)464 58 87
(533)557 70 47


4- Benim de butik kurabiye kursu aldığım Miss Pasta'nın kursları pasta ve kurabiye ağırlıklı. Ekim ayı kurs takvimini öğrenmek için tık tık.

Miss Pasta İletişim Bilgileri:
http://www.misspastam.com/
info@misspastam.com
Tel: 0.232.348 58 04

5- Karşıyaka'da yer alan Lezzet Mutfak Akademisi, daha önce kurslarını duyduğum ama gidip tecrübe etme fırsatı bulamadığım bir yer. Özellikle pasta ve çikolata ağırlıklı eğitimler veriyorlar. Haftalık kurs takvimlerine buradan bakabilirsiniz.



İletişim Bilgileri:
Lezzet Mutfak Akademisi
0 232 381 30 90
1734 Sokak No : 37 Karşıyaka / İZMİR


6- Mayıs 2011'de faaliyete geçen Roka Mutfak Atölyesi ile henüz tanışmadık. Ama bu yıl düzenli olarak pasta ve yemek konulu kursları olacakmış. Ekim ayı takvimlerine buradan ulaşabilirsiniz.
İletişim Bilgileri:
Roka Mutfak Atölyesi
6345 Sk. No: 5/1
Bostanlı İzmir

7- Bahsedeceğim bir diğer kurs İzmir Ekonomi Üniversitesine ait. Mutfak Sanatları ile ilgili kurslar "Pasta ve Çikolata", "Tatar Mutfağı", "İtalyan Mutfağı", "Yöresel Yemekler", "Ege Mutfağı" ve "Balkan Mutfağı" alanlarında açılıyor. İlk kurs kasım ayında "pasta ve çikolata" konusunda olacak. Kurs süresi 4 hafta, kurs ücreti 350 TL, dersler cumartesi günleri 10.00 ile 13.00 saatleri arasında yapılacak. Ayrıntılı bilgiyi kendi sayfalarından alabilirsiniz.

8- Bir başka kurs ise İzmirli blog yazarı arkadaşım sevgili Selda'ya ait. Selda kurslarında pasta ve çikolata üzerine eğitim veriyor. Kurs başlıkları şu şekilde:

- Temel pastacılık ve çikolata eğitimi
Eğitim süresi 1 gün  11:00- 18:00  saatleri arasındadır.  Eğitimimiz en az 2 kişilik en fazla 3 kişi ile yapılmaktadır.
- Kurabiye yapımı ve süslemesi eğitimi
Eğitim süresi 5 saatdir . (11:00- 16:00 saatleri arasında .) Eğitimimiz en az 2 kişilik en fazla 4 kişi ile yapılmaktadır.
- Cupcake yapımı ve süslemesi eğitimi
Eğitim süresi 5 saatdir . (11:00- 16:00 saatleri arasında .) Eğitimimiz en az 2 kişilik en fazla 4 kişi ile yapılmaktadır.
- Şeker hamuru yapımı eğitimi
Eğitim süresi 3 saatdir . (11:00- 14:00 saatleri arasında)
- Modelleme eğitimi
Eğitim süresi 1 gün  11:00- 18:00  saatleri arasındadır.  Eğitimimiz en az 2 kişilik en fazla 3 kişi ile yapılmaktadır.
- Çikolata yapımı atölyesi
Eğitim süresi 3 saat 11:00- 14:00  saatleri arasındadır. Eğitimimiz en az 3 en fazla 5 kişi ile birlikte yapılmaktadır.

Not: İlgilendiğiniz kurs için 1 hafta önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

İletişim bilgileri:
Şekerden Düşler
http://www.sekerdendusler.com/sekerdendusler/
1420 sok. No:69/A Alsancak / İZMİR
Tel: 0 232 421 70 01


Önceki yazılarımda bir iki kurstan ancak bahsedebilirken şimdi İzmir'de bu kadar çok seçenek olduğunu bilmek gerçekten sevindirici. Sizin de bildiğiniz farklı kurslar varsa -yemekle ilgili- beni bilgilendirirseniz memnuniyetle eklerim. Katılacak olanlara hoş vakit geçirmelerini dilerim :)

2 Ekim 2011 Pazar

Yoğurtlu Kabak Çorbası


Bu çorbayı Ramazan ayındaki mini iftar davetimizde hazırlamıştım. Ramazandaki yoğun tarif trafiği ve sonrasında bayram telaşı derken o sofradaki tarifleri yazma imkanım olmamıştı. Yaz sebzelerinin mevsimi tamamen geçmeden yazayım istedim. Bu tarifi Lezzet dergisinin ağustos sayısından denedim, sevgili Tijen yapmış. Onun her tarifi gibi bu çorba da çok lezzetli oldu, ellerine sağlık arkadaşım. Tijen'in blogunu ve İglo ile ilgili çalışmalarını ilgiyle takip ettiğim gibi Lezet dergisindeki yazılarını da keyifle okuyorum. Hemşehrimin başarıları gurur verici, devamını diliyorum :)

Tekrar tarife dönersek, daha önce beşamel soslu bir kabak çorbası denemiştim ama bu tarifi daha çok sevdim. Üstelik kabak tadı vermiyor :) İlk anda içinde kabak olduğu anlaşılmadığından, çocuklar ya da kabak sevmeyen büyükler için de uygun bir tarif.

Malzemeler:
  • 3 adet kabak
  • 4 su bardağı tavuk suyu
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
  • 1/4 demet dereotu
  • 1 adet soğan
  • 3 diş sarımsak
  • Tuz
Yapılışı:
  • Kabakları bol suyla yıkayıp kurulayın. İrice doğradıktan sonra tencereye alın.
  • Üzerine 3 su bardağı tavuk suyu ilave edip kaynatın.
  • Kabaklar yumuşadıktan sonra el blendırıyla püre haline getirin. Bir kaba alıp bekletin.
  • Aynı tencereye 1 yemek kaşığı tereyağı ekleyip yemeklik doğranmış soğan ve sarımsakları ilave edip soteleyin.
  • Üzerine hazırladığınız püreyi ilave edip karıştırın. Kısık ateşte kaynatın.
  • Yoğurt ve unu derin bir kaba alıp karıştırın. 1 su bardağı ılık tavuk suyunu ilave edip karıştırın.
  • Tencereye yoğurtlu karışımı yavaş yavaş ekleyip hızlı bir şekilde karıştırın.
  • Üzerine kalan tereyağında kavurduğunuz pul biberi ve ince kıyılmış dereotunu serpip sıcak servis yapın.

15 Eylül 2011 Perşembe

Carte D'or Lezzet-i Ramazan Finali


Sizlere daha önce Carte D'or'un düzenlediği Lezzet-i Ramazan etkinliğinden ve Ege Esintisi adlı dondurmalı pastam ile İzmir finalistlerinden biri olduğumdan bahsetmiştim. Söz konusu etkinliğin finali geçtiğimiz pazar günü İstanbul'da Unilever'in Ar-ge şeflerinin çalıştığı Chef'Inn'de gerçekleşti. Chef'Inn hem harika manzarası hem de donanımlı mutfağı ile keyifle çalışılacak bir mekân.

Güne sabah saatlerinde Chef'Inn'in balkonunda çay keyfi ile başladık. Bu esnada yarışmaya katılan diğer blog yazarları ile tanışma ve sohbet etme imkânım oldu. Etkinliğe Bengü ve Hidayet İstanbul'dan,  Yıldız İzmir'den, Nurcan ve Derya Abla Bursa'dan,  Hayriye de Ankara'dan katılmıştı. Bir aksilik dolayısıyla yarışmacı arkadaşlarımızdan birinin (Asiye,  http://www.asiyeninmutfagi.blogspot.com/) yarışmaya katılamadığını öğrendik, tanışamayacağımız için üzüldük. Ardından Carte D'or Marka Müdürü Nihan Hanım   firmanın ürünleri ve düzenlenen etkinliklerle ilgili bir sunum yaptı. Bu sırada salona tanıdık bir yüz girdi, İzmirli blog yazarı arkadaşım Bahar'ı (http://www.cafeportakal.blogspot.com/ ) görünce epey şaşırdım. Güzel bir sürpriz oldu, yanında şirin mi şirin  kızı da vardı.



Öğle saatlerinde mutfağa geçtik ve iki gruba ayrıldık. İlk grupta benimle birlikte Hidayet (http://www.yukseklezzetler.com/), Bengü (http://www.pemberehber.com/) ve Nurcan (http://www.nuralp.blogspot.com/) yer aldı. Önce bizim için hazırlanan malzemeler arasından kullanacaklarımızı seçtik Daha sonra heyecanlı anlar başladı... İlk kez profesyonel bir mutfakta ve izleyenler önünde yemek yapmak güzel bir deneyimdi. Biz çalışırken jürimizde yer alan Osman Şef (Osman Bahadır) zaman zaman yanımıza gelerek tariflerimiz hakkında bilgi aldı, yapım aşamalarını gözlemledi ve mutfakla ilgili bazı püf noktalarını bizlerle paylaştı.


İlk ekip hazırlıklarını tamamladıktan sonra bir dinlenme molası verdik, bu esnada mutfak ikinci ekip için hazırlandı. İkinci grupta Yıldız (http://www.mandalincikmazi.blogspot.com/), Derya Abla (http://www.deryayla.blogspot.com/) ve Hayriye (http://www.annekaz.com/) yer aldı. Onlar da tatlılarını hazırladıktan sonra  jürinin tadım ve değerlendirmesine sıra geldi.


Jüride Unilever Türkiye Gıda ve Pazarlama Şefi Osman Bahadır, Carte d’Or Marka Müdürü Nihan Kayı ve Marka Müdür Yardımcısı Özge Onur vardı. Yarışmacılar sırayla tabaklarını jüriye sundu. Bu aşama benim için tam bir hayalkırıklığı idi. Donması için mutfağın arka bölümünde bulunan derin dondurucuya götürdüğüm dondurmam, derin dondurucunun arızalanması sonucu erimişti, bu da tüm emeklerimin de beraberinde erimesi demekti.  Dolayısıyla tatlımı kalıptan çıkardığımda yukarıdaki fotoğraftaki görüntüden oldukça uzak bir hali vardı. Dereceye giremediğim için değil  ama öyle bir tabağı jüriye sunmak durumunda kaldığım için final benim açımdan buruktu... 


Jürinin tadımından sonra sonuçlar açıklandı ve ilk üçe giren yarışmacılara ödülleri sunuldu. Diğer yarışmacılara da Carte D'Or ve Paşabahçe tarafından hazırlanan zarif hediyeler verildi. Birinciliği Dondurmalı Nuralp Tatlısı ile Bursa'dan Nurcan, ikinciliği Fıstık Arası Peynir Helvalı Dondurma Keyfi ile İstanbul'dan Bengü, üçüncülüğü Hindistan Cevizli Kızarmış Dondurma ile Ankara'dan Hayriye kazandı. Dereceye giren arkadaşlarımı bir kez de buradan tebrik ediyorum.


Benim yaşadığım aksiliğe rağmen çok keyifli bir gündü, İstanbul'da olmak, böyle bir mutfakta zaman geçirmek çok keyifliydi. Carte D'Or'un iyi bir ev sahibi olduğunu zaten İzmir etkinliğinden biliyordum. Bu güzel gün için Carte d’Or Marka Müdürü Nihan Kayı ve Marka Müdür Yardımcısı Özge Onur'a, Şef Osman Bahadır'a, etkinliği organize eden Excell İletişim'den Seda Korkmaz'a, tüm Chef'Inn çalışanlarına -ama özellikle Satı Hanım'a- çok teşekkür ederim. Benim için unutulmaz bir deneyimdi...

Etkinlikte ilgili daha fazla bilgi için Dondurmalı Blog'a, daha fazla fotoğraf için facebook sayfama ya da flickr albümüme bakabilirsiniz.


28 Ağustos 2011 Pazar

Bademli Çikolata/Roches ve İyi Bayramlar


Ramazan hazırlıkları, iftar-sahur telaşları derken bu güzel ayın sonuna geldik. Ne kadar da çabuk geçti değil mi? Sizlerle bugün pratik bir şekilde hazırlayabileceğiniz bir bayram ikramını paylaşmak istiyorum. Misafirlerinize kendi elinizle hazırladığınız çikolataları sunmak hoş bir sürpriz olacaktır.

Hepinize gönlünüzce geçirebileceğiniz, huzurlu, mutlu, coşkulu bir bayram diliyorum.

Tarif Sofra dergisi haziran sayısından...

Malzemeler:
  • 1 yemek kaşığı toz şeker (silme)

  • 1 çay bardağı su

  • 130 gr file badem

  • 1 yemek kaşığı pudra şekeri

  • 2 paker (80'er gramlık) bitter çikolata



Yapılışı:
  • Öncelikle toz şeker ve suyu bir kapta şeker eriyene kadar kaynatın.

  • Soğuduktan sonra içine file badem ve pudra şekeri katıp karıştırın.

  • Fırına dayanıklı bir kaba koyun ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında altın sarısı renk alana kadar bekletin. (arada karıştırmakta fayda var)

  • Fırından alın ve soğutun.

  • Çikolatayı benmari usulü eritin ve fırından aldığınız file bademli karışımı erittiğiniz çikolatanın içine katın.

  • Her tarafı çikolata ile kaplanan bademleri kaşık ile alıp yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye aralıklarla koyun.

  • Buzdolabında soğuttuktan sonra servis yapın.

Benden notlar:
  • Benmari usulünü yıllar yılı yanlış bildik, doğrusu dar bir kabın içerisine az miktarda su koyup üzerine daha geniş bir kabı oturtarak kullandığımız malzemeyi eritmek ya da ılıtmak. Yani üstteki kap altta kaynayan su ile temas etmemeli, kesinlikle içine su kaçmamalı. Bu, çikolatayı eriterek yapacağınız her tarif için geçerli. Benmari yöntemi yanlış uygulandığında çikolatanız pütürlü kalır ve rengi açıklı koyulu olur. Çikolatada istenen parlak ve akışkan bir kıvamdır.

  • Bitter yerine sütlü çikolata da kullanabilirsiniz, ama mutlaka kaliteli bir çikolata kullanmaya özen gösterin ki çikolatanız hem görünüm hem de tat olarak iyi olsun.

  • Ben erimesi daha kolay olduğu için pul çikolata kullanmayı tercih ediyorum, kuvertür kullanacaksanız benmari yapmadan önce çikolatayı bıçakla küçük ve eşit parçalara ayırmakta fayda var.

  • Ben file badem yerine kabuklu badem kullandım, sorun olmadı hatta daha aromalı olduğunu düşünüyorum, tercih sizin.

  • Şekillendirme de çikolatayı çabuk soğutmaması için metal kaşık yerine plastik kaşık tercih ediyorum, iki kaşık kullanmak pratik oluyor.

  • Badem yerine fındık, fıstık gibi farklı kuruyemişler, mısır gevreği hatta kuru meyveler de kullanmanız mümkün.

  • Bademi iri parçalar halinde de ekleyebilirsiniz, ben bütün halde kullanmayı tercih ediyorum.

Abimlerle İftar Yemeği


Sizlerle bugün birkaç gün öncesine ait son iftar davetimin menüsünü paylaşmak istiyorum. Bu davette misafirlerimiz annemler ve abimlerdi, bir de artık komşu olduğumuz kuzenim :) Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi bu ramazanda çok az iftar daveti verebildik :( Özenli sofralar kurmayı misafirlerim için yemek yapmayı özlemiştim, bundan dolayı bu akşam için miktarı az çeşidi fazla bir sofra hazırlamak istedim. Sofrada özellikle iki minik misafirimize -yeğenlerime- de hitap edecek renkli, cicili bicili birkaç yiyecek de olsun istedim. Babamın kanepelere tepkisi  "Bugün kimin doğumgünü, mumları dikmişsin?" şeklinde oldu :)  Yeğenim Sena ise sofrayı görünce gözleri parlayarak "Halacım yine döktürmüşsün" dedi. Meraklı abicim yemek boyunca salatanın pembe rengi üzerinde teoriler üretmeye salamları nasıl kalp şeklinde kestiğimi çözmeye çalıştı :)

Yemekten sonra yeğenlerimle -her zaman olduğu gibi- aile oyunları oynama saatimiz geldi. Ben "aaa ben ev sahibiyim, daha çay ve tatlı servisi yapacağım" diye nazlansam da -laf aramızda- oynamak için çok hevesliydim :)  Çok keyifli bir akşam geçirdik, ramazanın şu son günlerinde en çok özleyeceklerimden biri bu anlar olacak.

Akşam için hazırlıklarımda destek olan anneciğie ve kuzenim Emel'ciğime bir de buradan teşekkür ederek menümüze geçiyorum... Bir sonraki yazımda sizlere bayram için hazırlayabileceğiniz pratik bir çikolata tarifi vereceğim.

Menümüzdekiler:

Atıştırmalıklar


(Daha önce tarifini paylaştığım Sütlü ve Köfteli Ispanak Çorbasını bu kez semizotu ile yaptım her iki şekli de nefis oluyor, tavsiye ederim.)











Tavuklu Muska Böreği


Çökertme Kebabı


Yaz Kompostosu


Mozaik Pasta


Keşkül

Erzurum Helvası (annemden)
Maraş Dondurması (misafirlerimizden)

26 Ağustos 2011 Cuma

Dostlarla Keyifli Bir Akşam


Bu yaz, evimizdeki tadilat dolayısıyla epey yorucu geçti. Hal böyle olunca bu ranazanda pek misafir davet edemedik, son zamanlarda paylaştığım sofralardan da anlayabileceğiniz gibi daha çok biz gittik :) Bir iki minik daveti saymazsak bu istediğim gibi hazırlık yapabildiğim ilk iftar oldu. Bu sofrada canım arkadaşım Ümmüş ve ailesi ile kuzenlerimiz misafirimiz oldu. Yine çok keyifli bir akşamdı bizim için, misafirlerimiz evimizi şenlendirdi :)

Sofra fotoğrafı nerede dediğinizi duyar gibiyim... Ama ev sahibi olunca hele ki iftara yetişme telaşı ve son anda hazırlanması gereken yiyecekler olunca masayı fotoğraflama imkânım olmadı maalesef. Bende eldeki fotoğraflarla bir kolaj hazırladım sizler için. Fotoğraflayamadığım bir iki salata içinse arşivimden faydalandığımı itiraf edeyim :)

Bu güzel akşam için misafirlerimize teşekkür ediyorum, ayaklarına sağlık. Ayrıca işten gelmelerine rağmen hızır gibi yetişip hazırlıklarımda yardımcı olan Ümmüş'üme ve kuzenim Emel'ciğime de teşekkür etmeliyim :) Bu uzun girizgahtan sonra sizleri menümle başbaşa bırakıyorum. bu sofraya ait tarifler de gelecek ama ondan önce sizlerle paylaşmak istediğim bir sofra daha var sırada...

Menüdekiler:







Bulgur Köfteli Ispanak Salatası




 




Güllaç Yufkasından Tavuk Böreği




Mantar Soslu Bonfile
Domatesli Biberli Arpa Şehriye Pilavı


Yaz Kompostosu