3 Mayıs 2012 Perşembe

Sığacık'ta Bir Gezinti


Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği sokaklarda dolaşırken içimi hüzünle birlikte tatlı bir mutluluk kaplıyor. Sığacık'tayım, baharın dayanılmaz cazibesine kapılıp bu şirin kasabaya geldim. Eskisi gibi halen kucaklayıcı ve özel bir yer burası. Tarihi ve doğal güzelliklerin bir arada bulunduğu bu şirin kasaba Seferihisar'a sadece 5 km mesafede. Sığacık'a ilk geldiğimde, kale surları içerisine kurulmuş olan kasaba dikkatimi çekmişti, bir annenin yavrusunu sarması gibi kucaklamıştı kenti. Kale surlarının yanında uzanan masmavi deniz insanı alıp götürmekte, tatlı rüzgar esintisi adeta sarhoş etmekteydi.     


Osmanlı Devleti zamanında gemilerin sığındığı bir liman görevi gören Sığacık, şimdilerde Seferihisar'ın “Yavaş Şehir” (Cittaslow) ünvanını almasıyla bir başka heyecanı da beraberinde yaşıyor. Şehrin doğal güzelliklerini koruma, yerel özellikleri tanıtma ve gelecek nesillere aktarma bilinci Sığacık'ta kendini gösteriyor. Şirin sokaklarında bir-iki katlı evlerin arasında dolaşırken bir huzur kaplıyor içinizi. İnsanlarının mutluluğu gözlerinden okunabiliyor. Bir dönem “Kavak Yelleri” dizisinin çekildiği yerler burası. O kadar doğal, o kadar güzel ki dizilere, filmlere mekan olarak seçilmesine şaşmamalı...


Sığacık'ın hemen ilerisinde denizinin güzelliğiyle meşhur ve şimdilerde rüzgar sörfünün yoğun olarak yapıldığı Akkum bulunmakta. İlk gördüğünüzde sizi büyüleyen bir manzaraya sahip burası. Biraz daha ilerisinde gür ağaç topluluklarının oluşturduğu orman kampı ve ağaçların arasından geçerek ulaştığınız cennetten bir köşe olan “Ekmeksiz Plajı” bulunmakta. Çoğu kimsenin bilmediği bu yer şimdilerde oldukça rağbet görmekte, kampçıların vazgeçemediği yerlerin başında gelmektedir. Ekmeksiz plajına giderken yolda bir antik kent olan Teos tabelasını göreceksiniz, ancak orayı gezmek isterseniz pek fazla bir şey bulamayacağınızı da üzülerek söyleyelim.


Sığacık'a geldiğinizde pazarına da uğramalısınız. Kale içindeki odun fırınından lezzetli ekmekler alabilirsiniz. Her yıl Mandalina Şenliği de  düzenlenen Seferihisar'ın mandalinası ünlü, mevsiminde giderseniz tadına bakın. Yerel ürünlerinden ve yemeklerinden mutlaka tatmanız gerekmekte. Özellikle Seferihisar içerisinde bulunan “Sefertası”  adlı lokantayı görmeli ve burada yöreye ait olan ekmek dolması, Seferihisar mantısı ve samsades tatlısını yemelisiniz. Ayrıca Sığacık'ta bulunan birbirinden güzel balık lokantalarında onlarca çeşit mezeyle birlikte balığın da keyfini çıkarmalısınız.


Eğer Sığacık ve Seferihisar'da yediklerinizin sizin için yeterli olduğunu düşünüyorsanız, hayatınız boyunca yiyebileceğiniz en güzel balık ekmeği de kaçırmış oluyorsunuz. Seferihisar’dan İzmir’e dönüşte Güzelbahçe balık hali içerisinde bulunan Ferhat Büfe, balık ekmek kavramına ayrı bir boyut getiriyor. Çıtır çıtır ve sıcacık sunulan balıkları yiyebilmek için 30 dakika kadar sıra beklemeniz gerekiyor. Kendisi ufak ama müşterisi  bir o kadar çok olan bir yer burası.




Sığacık, gerek pansiyonlarıyla gerek sakinliğiyle, sıcakkanlı insanlarıyla huzurlu bir tatil geçireceğiniz şirin bir Ege kasabası. Yazın, zamanınızın bir bölümünü buraya ayırmanızı tavsiye ederiz.

30 Nisan 2012 Pazartesi

Porland Porselen Anneler Günü Yarışması


"EN GÜZELİ BENİM SOFRAM!''

Porland Porselen, 20. Yaşını müşterileriyle kutluyor. Kendi stilini belirleyenler için ürettiği birbirinden özgün tasarımlarıyla “Ev ve Yaşam” trendlerine yön veren Porland, 20. yılında “Anneler Günü”ne özel,  birbirinden şık 20 ayrı hediye veriyor.

Porland, sofra düzeni konusunda “kendine güvenen” ve “en güzeli benim sofram” diyen herkesi, Facebook üzerinden yaptığı yarışmaya davet ediyor.

Porland’ın resmi Facebook sayfasında (www.facebook.com/porlandkurumsal) 24 Nisan-13 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan yarışmanın sonunda; Porland Porselen’in yemek takımlarından, kahvaltı takımlarımdan, ev aksesuarlarından ve çay kahve takımlarından birine sahip olabileceksiniz.
Yarışmaya katılmak için yapılması gereken; doğru servis kurallarını göz önünde bulundurarak kendi stilinde bir yemek masası sunumu oluşturmak. Hazırladığınız sofranın fotoğrafını çekerek, Porland’ın Facebook sayfasında yarışmaya katıl bölümünden yükleyebilirsiniz. Katılımcıların değerlendirmeye girebilmek için sofralarını Porland ürünleriyle hazırlamaları gerekiyor.

“En Güzeli Benim Sofram” diyorsanız; Porland’ın Facebook sayfası (www.facebook.com/porlandkurumsal) sizleri bekliyor.

Porland “En Güzeli Benim Sofram” Yarışmasının Ödülleri:
1. 12 Kişilik Yemek Takımı ve 12 Kişilik Kahvaltı Takımı
2. 12 Kişilik Yemek Takımı
3. 6 Kişilik Yemek Takımı
Sonra gelen 17 katılımcı: Porland ürünlerinden oluşan çeşitli (içeriğini Porland’ın belirleyeceği) hediye paketleri.

28 Nisan 2012 Cumartesi

Tam Buğday Unlu Pişi



Daha önce sizlerle anneciğimin hamur kızartması/pişi tarifini paylaşmıştım. Bu kez paylaşacağım tarifi ise yengem hazırladı. Bir hafta sonu bir araya gelmiş sohbet ederken kuzenim sağolsun benim çok sevdiğim havuçlu kekini hazırladı çayın yanına... Yengem de bu gördüğünüz pişileri hazırladı. Böylece çay demlenene kadar bu güzel tabaktaki her şey hazırdı. Ben de keşke fotoğraf makinam yanımda olsaydı diye ah vah ederken yanımdaki tablet pc'im aklıma geldi. Onunla çektim, itiraf etmeliyim ki çekerken aklımda sadece o an twitter ve facebook hesaplarımda paylaşmak vardı. Sonradan hem çok lezzetli olduğundan hem de blogdaki diğer pişi tarifinden farklı olduğundan sizlerle de paylaşmak istedim.

Malzemeler:
  • 1 yumurta
  • 1 poşet instant maya
  • 1 su bardağı süt
  • Yarım su bardağı ılık su yada süt
  • 1 kahve fincanı sıvı yağ
  • Tuz
  • Un (tam buğday unu ile beyaz un karışık kullanıldı)

Yapılışı:
  • Bütün malzemeler yoğrularak hamur elde edilir.
  • Yarım saat kadar dinlenmeye bırakılır.
  • Un serpilmiş zeminde merdane ile açılır ve istenen şekilde kesilir.
  • Bol ve kızgın sıvı yağda kızartılır.

Not:
  • Bir kısmını arasına lor koyarak içi dolu da hazırlayabilirsiniz.

26 Nisan 2012 Perşembe

Havuçlu Kek



Havuçlu kek belki çok  klasik bir tarif ama (hele ki Issız Adam filminden sonra!) herkesin de kendine has bir tarifi var. Bu sebeple ben de kendi favori havuçlu kek tarifimi paylaşmak isterim. Bu tarifin asıl sahibi kuzenim aslında, sağolsun ben her türlü keki çok sevdiğimden bana geldiği bir gün yapıp getirmişti. o günden sonra ben im de sık yaptığım keklerden biri oldu. Hem az malzemeli hem de lezzetli bu keki denemenizi tavsiye ederim. 


Malzemeler:
  • 2 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı havuç (1 büyük boy)
  • Yarım su bardağı ceviz (iri parçalar halinde)
  • Yarım su bardağı sıvı yağ
  • Tarçın
  • 1 limon kabuğu rendesi (portakal da olur)
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1,5 su bardağı un

Yapılışı:
  • Yumurta ve şekeri çırpın.
  • Ardından diğer malzemeleri ekleyin ve karıştırın.
  • Yağlanmış kalıba dökün.
  • 180 derecede fırının kapağını açmadan pişirin.



Not:
Kekin ölçüleri küçük kek kalıbı için uygun, daha büyük kalıpta pişirmek isterseniz 1,5 ölçü denemenizi öneririm.

25 Nisan 2012 Çarşamba

Ispanaklı Sodalı Börek


Dışı çıtır, içi yumuşak bol malzemeli nefis börekler... Sarıp dondurucuya atıp mantolama işlemini sonra da yapabilirsiniz. Bu böreğin tarifini Sofra'nın Kasım 2010 sayısında görmüştüm, ancak şimdi deneyebildim. Lezzetli bir börek oldu, tavsiye ederim :) Hafta sonu kahvaltılarınız ya da çay saatleriniz için yapabilirsiniz.


Malzemeler:
  • 4 adet yufka
  • Yarım su bardağı fındık yağı
  • 50 gr margarin
  • 1 su bardağı galeta unu
  • 1 şişe maden suyu

İç malzemesi için:
  • 1 kg ıspanak
  • 150 gr Erzincan tulumu (ben İzmir tulumu kullandım :))
  • 2 adet kırmızı biber

Yapılışı:
  • Ispanağı yıkayıp süzdükten sonra kesme tahtasında çok ince kıyın.
  • Peynir ve kırmızı biberi de ince kıyıp ıspanakla karıştırın.
  • Yufkayı dörde kesin, üzerine fındık yağı sürün.
  • Kestiğiniz yufka parçalarını ikiye katlayıp ucuna iç harçtan koyun 
  • Daha sonra rulo şeklinde /gevşek olarak) sarın. Bütün yufkayı bu şekilde hazırlayın.
  • 50 gr margarini eritin, kalan sıvı yağla karıştırın.
  • Börekleri önce yağa sonra maden suyuna, daha sonra da galeta ununa bulayın.
  • Kalan yağla fırın tepsisini yağlayın (ben yağlı kağıt kullandım)
  • Börekleri tepsiye dizip en az 2 saat buzdolabında bekletin.
  • Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

24 Nisan 2012 Salı

Tortilla Pizza


Tortilla ekmeklerini Meksika mutfağı kursunda öğrendiğim tavuk fajitaya eşlik etsin diye aldım. Ama gel zaman git zaman evde tekrar yapma fırsatı olmadı. Çoğunlukla kahvaltıda tükettiğimiz bu ekmekle pizza yapmak aklıma geldi. Google amcaya sorduğumda bunun benden önce de düşünülmüş olduğunu gördüm :) Mutfak Sırları'ndan ara katlara kaşar ekleme fikrini aldım. Üst malzeme ise sadece evde o an olanlarla sınırlı kaldı. Siz üst malzemede kendi damak tadınıza göre istediğiniz değişikliği yapabilirsiniz. Çok pratik bir o kadar da lezzetli bir kahvaltı seçeneği. Tabii çay saatleri için de düşünülebilir.

Malzemeler:
  • 3 adet tortilla ekmeği
  • Ketçap
  • Kuru fesleğen/kekik
  • Kaşar rendesi
  • Sucuk
  • Biber

Yapılışı:
  • Tortilla ekmeklerinin arasına kaşar rendesi serperek üst üste koyun.
  • En üste ketçap sürün, kekik ya da kuru fesleğen serpin.
  • Dilediğiniz üst malzemeyi yerleştirin.
  • En üste kaşar rendesi serpip fırına verin, peynir eriyene kadar fırında tutun.
  • Sıcakken servis yapın.

23 Nisan 2012 Pazartesi

Lezzetli Bir Cafe: Peximet


İzmir'deki lezzet duraklarından bahsederken her zaman keyif ve lezzeti bir arada bulabileceğiniz mekanları ön planda tutmaya gayret ettik. Bugün de bunlardan biri olan hoş bir lezzet mekanından bahsedeceğiz.


 
Cafe tarzı menüsüyle, iddialı ambiyansıyla etkileyici bir yer olan Peximet Göztepe şubesi oldukça hoş bir yer. Göztepe sahilinin en göz alıcı yerinde süzülen bu mekan, huzuru, dostluğu, sıcaklığı ve sevgiyi bir arada sunuyor bizlere.  Manzarası o kadar güzel ki şiirlere konu olacak türden... Biraz olsun yazı yeteneği olanların yazılarında parıltı olacak, söz ustalarının sözlerinde renklenecek bir mekan burası. Peximet Göztepe’nin bulunduğu yer ne kadar güzelse ambiyansı da bir o kadar güzel. Ziggurat tarzı katlı yapısıyla müşterilerinin farklı zevklerine hitap ediyor. Diğer şubelerindeki lezzetleri burada da birebir buluyor ve manzara eşliğinde bu lezzetlerin keyfini çıkarıyorsunuz.


Tavuk Kebabı

Volovent


Peximet’i diğer rakiplerinden farklı kılan özellik, yemek menüsündeki farklı tarzda yapılmış lezzetlerinin yanı sıra fiyatlarının gayet uygun olması. Bu özellikleri Peximet’i İzmir'de iyi bir yere getiriyor. Menüde yer alan yemeklerden özellikle tavukla yapılanların çok lezzetli olduğunu baştan söylemeliyim. Beğendili tavuk ve hardal soslu voloventi denemelisiniz. Krepleri de bir o kadar güzel. Vazgeçemeyeceğinizi düşünüyorum. Özellikle bazlamayla yapılan "Tavuklu ve Köfteli Bazi" de denenmesi gereken lezzetlerden. Sunum olarak da yemeklerin başarılı olduğunu söyleyelim. Yanında salata, turşu, patates kızartması ya da pilavla sunulan tabak öncelikle gözünüzü doyuruyor.



Bu arada yemeğin yanında getirdikleri minik ekmeklerinin ve çay ya da kahvenin yanında getirdikleri kurabiyenin de çok lezzetli olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Ayrıca -henüz denemedik ama- kahvaltıları da ilgi çekici görünüyor.



Tatlı çeşitlerinin de kendilerine özgü olduğunu söylemeliyiz. Kuşi ve Muz Mousse denenebilecek tatlılar.

Bu arada Eda Hanımın sıcak ilgisi ve müşterilerinin memnuniyeti adına göstermiş olduğu gayretten de bahsetmek gerek. Kendisinin müşterileriyle olan diyaloğu memnuniyeti de arttırmaktadır.

Peximet’in İzmir'de dört şubesi var. Ve giderek bu sayı artacağa benziyor. Hizmet anlayışı ve fiyat politikası böyle davam ettikçe de başarılı olmamaları için hiçbir neden yok. Bu güzel mekanı en kısa sürede ziyaret etmeniz dileğiyle.