28 Eylül 2012 Cuma

Cafe Swiss Yemek Kursu-Ekim


Blogda en çok aranan konulardan biri İzmir'deki yemek kursları.. Zaman zaman bana maille de bu konuda epey soru soran oluyor. İzmir'deki yemek kursları günden güne artmakta, ben eskisi gibi her ay düzenli olarak  bütün bu kursların takvimlerini paylaşamıyorum. Ama İzmir'deki Yemek Kursları kategorisinde geçmişte gittiğim kurslarla ilgili izlenimlerimi ve her ay kurs düzenleyen işletmelerin iletişim bilgilerini takip edebilirsiniz.

Bu yazıda ise sadece en çok aranan kurslardan biri olan Swiss Otel'e ait kurs takvimini paylaşacağım. Henüz benim de gidip tecrübe etme fırsatım olmadı. Belki bunlardan birinde sizlerle de tanışma şansımız olur kim bilir? :-)


Swissôtel Büyük Efes muhteşem lezzetlerini sizinle beraber yaratmaya bu sonbaharda yeniden başlıyor. Yemek yapma sanatını keşfetmek isteyen konuklar Café Swiss'in Yemek Kursları'nda buluşuyor. Her Cumartesi 12:30 ile 15:00 arasında Wolfgang Goedl yönetiminde gerçekleşen yemek kurslarına kişi başı 50 TL ödeyerek katılabilirsiniz.


Café Swiss Yemek Kursu Programı


06 Ekim Cumartesi, En Özel Suşi Tarifleri

13 Ekim Cumartesi, Alman Mutfağından Seçmeler

20 Ekim Cumartesi, Çikolatalı Pasta Yapımı


Daha detaylı bilgi ve rezervasyon için: (232) 414 52 12

23 Eylül 2012 Pazar

2. İzmirli Yemek Blogu Yazarları Buluşması ve Otlu Poğaça

292194_366945606696656_1131015371_n

Bugün sizlerle İzmirli yemek blogu yazarı arkadaşlarımla birlikte olduğumuz bir toplantının detaylarını paylaşmak istiyorum. Baştan söylemeliyim ki epeyce gecikmiş bir yazı bu... O kadar ki çok yakında yenisi gerçekleşecek :) 

büfe 1


büfe 2

Güzel bir mayıs hafta sonunda Serap ablamızın (Lezzetli Somunlar) evinde bir araya geldik. Serap ablacığımın  her detayı düşündüğü, güleryüzü, enerjisi ve tabii nefis ekmeği ve kurabiyesi ile) renk kattığı bu buluşmaya bütün katılımcılar kendi yaptıkları birer çeşit ile katıldılar. Ortaya nasıl bir lezzet şöleni çıktığını tahmin edersiniz herhalde... 

Benzer ilgi alanına sahip, pek çok ortak noktası olan insanlar bir araya gelince herkesin keyif aldığı bir ortam oluştu. Bu güzel gün için Serap ablaya ve o güne emeği geçen diğer blog yazarı arkadaşlarıma teşekkür ederim. 

DSC00079


DSC00080


DSC00083

Bir başka teşekkür ise o güne hediyeleri ile renk katan sponsor firmalara: 

Ayrıca yine hediye olan şık takılar için Esma'ya (Vakit buldukça) teşekkürler.

Güne dair fotoğraflar için Pembe Kekik ve Lezzet Kahvesi'ne teşekkürler.

Ve buluşmaya giderken götürdüğüm otlu poğaçaların tarifi...


Malzemeler:
  • 2 yemek kaşığı yumuşak margarin
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  •  2 adet yumurta (birinin beyazı içine, sarısı üzerine)
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • Yarım demet dereotu, maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
İçine:
  • 1 kase lor peyniri



Yapılışı:
  • Sıvı yağ, margarin, yoğurt, sirke, 1 yumurta ve diğerinin akı, tuz, kabartma tozu ve un karıştırılarak ele yapışmayan ve sert olmayan bir hamur elde edilir.
  • Daha sonra ince ince doğranmış dereotu, maydanoz ve kuru nane (isterseniz taze nane de olur ama kurunun aroması daha kuvvetli) eklenir ve karıştırılır.
  • Ortasına peynir konarak şekillendirilir ve üzerine yumurta sarısı sürülüp 180 derecede kızarana kadar pişirilir.
Not:
  • Bu ölçülerle iki mini fırın tepsisi (yaklaşık 40 adet) çıkıyor, isterseniz  yarım ölçü de yapabilirsiniz.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Tereci'de Kahvaltı

IMG_6093

Güne güzel bir kahvaltıyla başlamak gibisi yoktur. Aslında en güzel kahvaltı da sevdiklerimizle bir arada olduğumuzdur. Ne yediğimizin ya da nerede yediğimizin çok da önemi yoktur. o kahvaltıyı güzel kılan o insanların yanınızda olması, o samimiyet, birliktelik, masa başındaki sohbetlerdir... Böyle olduğu için de hepimiz hafta sonu kahvaltılarına ayrı bir önem veririz değil mi? Ailemizle ya da sevdiklerimizle acele etmeden, uzun uzun, rahat rahat bir arada olabileceğimiz için. Ben kahvaltı için çoğunlukla evi tercih etsem de zaman zaman açık havadan faydalanmak ya da yeni mekanlar keşfetmek için dışarı çıktığımız da oluyor. Sizlerle bugün en son gittiğim kahvaltı mekanı ile ilgili izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

IMG_6113

Tereci, aslında sadece bir kahvaltı mekanı değil. Kendi adlandırmaları ile "yöresel bakkal". Neden derseniz, burada birçok yöresel ürünü bulmak mümkün. Tereci'de sadece kahvaltı etmekle kalmayıp aynı zamanda mutfağınız için alışveriş de yapabilirsiniz.

  IMG_6083

Fotoğrafta da göreceğiniz gibi geniş bir ürün yelpazesi mevcut. Peynirden, baharata, bakliyattan kuruyemişe kadar aklınıza gelebilecek pek çok gıda çeşidini burada bir arada bulabilirsiniz. Üstelik yurdumuzun çeşitli köşelerinden gelmiş ürünler var, her yörenin nesi meşhur ise onu temin etmişler.

IMG_6075

Ekmek çeşitleri

IMG_6076

Reçel çeşitleri

IMG_6077

Peynir ve zeytin çeşitleri

IMG_6080

Tereci'deki ürün çeşitliliğini gördüğünüzde alışveriş etmeden eve dönme ihtimaliniz epey az...

IMG_6085

Gelelim kahvaltı kısmına... Öncelikle çay sunumlarını çok şık bulduğumu söyleyerek başlamalıyım. Çayı, kahvaltı boyunca soğumayacak bir düzenekle ve yanında limon, nane ve karanfil ile birlikte getiriyorlar ki çay keyfi tam olsun.

IMG_6087

Fiks bir kahvaltı menüsünden ziyade siz ne yemek isterseniz kendiniz ister menüden ister içerideki satış bölümünden seçiyor, çeşidini ve miktarını belirtiyorsunuz. Böylece kendi damak tadınıza göre bir kahvaltı masası oluşturmanız mümkün.

IMG_6093

Peynir çeşitlerinde Rize tulumundan, Diyarbakır örgü peynirine, tandır peynirinden, Kütayha tel peynirine kadar pek çok çeşidi bir arada bulabilirsiniz. Bizim seçtiklerimiz: taze kaşar, Ezine, Selçuk tulum ve hellim peyniri. 

Zeytinde Manisa'dan, Gemlik ve Edremit'e kadar geniş bir bölgeye ait çeşitler mevcut.  Bizim seçtiklerimiz: Benli köyü zeytini ve Ayvalık çizik.

IMG_6090

IMG_6097

Bal-kaymak için de seçenekler mevcut. Bal için çam, çiçek ya da kekik, kaymak için Afyon ya da manda kaymağı tercih edebilirsiniz. Ege kahvaltılarının vazgeçilmezi olan lor ve reçele kahvaltı pastası adını vermişler. Bunlar dışında klasik reçel çeşitlerinin yanı sıra kızılcık, alıç, kuşburnu, zeytin, incir, turunç, ceviz, antepfıstığı reçeli gibi alternatifleri de bulabilirsiniz.  Bizim seçtiklerimiz: bal-kaymak, kahvaltı pastası ve badem ezme oldu.

IMG_6092

IMG_6094

Hamur işi çeşitleri arasında sigara böreği, avcı böreği, paçanga böreği, gözleme, katmer, çiğ börek, bazlama ve krep var. Omlet ve sahanda yumurta çeşitleri, mıhlama, muhammara ve tost da tercih edebilirsiniz. Menüde "yöreseller" adı altında ise patatesli yumurta salatası, patates kızartması, fırında patates, söğüş, çorba, ballı yoğurt, pastırma, kuru domates, yöresel tatlı, baklava gibi seçenekler sunulmuş.

IMG_6098

Oturma alanları hem içeride hem de bahçede var. Bahçenin bir kısmındaki masaları tahtadan minik kulübeler şeklinde birbirinden ayırmışlar, şirin bir görüntü oluşturmuş.

Fiyat konusuna gelince, bence oldukça pahalı bir yer. Tabii ki fiyatı biraz da sizin seçimleriniz belirliyor. Ancak yukarıda gördüğünüz iki kişilik  kahvaltının 70 tl tuttuğunu ben yazayım da sonra gidip benim kulaklarımı çınlatmayın :))

Karşıyaka'da beş farklı yerde şubesi bulunan Tereci'nin iletişim bilgilerini kendi web sitelerinden edinebilirsiniz.

31 Ağustos 2012 Cuma

Mısırlı Soğuk Çorba

DSC06427

Yaz sıcakları henüz geçmeden yapabileceğiniz pratik bir tarif. Özellikle yoğurtlu lezzetleri sevenlerin vazgeçemeyeceği ferah bir tadı var. 

Tarifin kaynağı: Oktay Usta

DSC06422

Malzemeler:
  • 1 su bardağı bulgur
  • 1-2 adet salatalık
  • 1 kase yoğurt
  • 1 küçük kase mısır
  • 1 tutam taze nane ve dereotu
  • 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz
Yapılışı:
  • Bulguru üzerine sıcak su dökerek haşlayıp süzün.
  • Salatalıkları ince ince ve küp küp doğrayın.
  • Yoğurdu çırpın, içine bulguru, mısırı ve salatalığı koyun, doğradığınız yeşillikleri ekleyin. (yeşillik, mısır ve salatalığın birazını üst süsleme için ayırabilirsiniz.)
  • Tuz ve zeytinyağını da ekleyip tüm malzemeyi karıştırın, üzerini ayırdığınız malzemelerle süsleyerek servis edin.
Not:
  • Dilerseniz su ya da yoğurt suyu ile kıvamını ayarlayabilirsiniz.

23 Ağustos 2012 Perşembe

Blogoskop İle Röportajımız


Blogoskop, kendi ifadeleriyle "Türkiye'de blog yazarlarını bir araya getirip, aralarında bilgi paylaşımını sağlamak" fikriyle ortaya çıkan bir proje. Yayın hayatına yeni başladıkları bloglarında her hafta bir blogu inceleyip onlarla yaptıkları röportajları yayınlıyorlar. Böylece hem blogu tanıtmayı hem de blog yazarlarının sosyal medyayla ilişkisini incelemeyi amaçlıyorlar. Siz de blogunuzun Blogoskop'da yer almasını ya da takip ettiğiniz blogları daha yakından tanımayı isterseniz sitelerini, facebook ve twitter sayfalarını takip edebilirsiniz.

Bu haftanın konuğu da Ege'den Tarifler idi. Benimle yaptıkları röportajı okumak isterseniz tık tık.

17 Ağustos 2012 Cuma

Cevizli İncirli Kremalı Tatlı


IMG_6940


Çok hafif, bir o kadar da lezzetli bir tatlı tarifimiz var bugün. Hatta o kadar ki bayram için henüz ne yapacağınıza karar veremediyseniz ve farklı bir şey denemek isterseniz bu tatlıyı önerebilirim. Altındaki keki yağsız ve az unlu, yani çok hafif. İçindeki ceviz ve incirle nefis bir tadı var. Üzerindeki kremaya gelince... Hem labnenin kattığı lezzet hem de limonun ferahlığı diyeyim, gerisini siz anlayın :) 

Bayram için şerbetli tatlıdan vazgeçemem derseniz de size çok sevilen kalburabastı tarifimi önerebilirim.

Tarifin kaynağı: Oktay Usta


IMG_6938

Tebrik kartı niyetine :) güzel Ege'nin güzel köşelerinden birinden çok sevdiğim bir fotoğraf karesini sizlerle paylaşmak ve bu vesileyle bayramınızı da kutlamak isterim.Sevdiklerinizle birlikte olacağınız nice sağlıklı, huzurlu bayramlar dileyip tarifimize geçiyorum.

IMG_6945

Malzemeler:
Kek için

  • 3 yumurta
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı ceviz
  • 6 adet kuru incir
  • 4 yemek kaşığı un
  • Süt (ıslatmak için)

Krema için
  • 2,5 su bardağı süt
  • 1 yemek kaşığı pirinç unu
  • 1 yemek kaşığı mısır nişastası
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 paket labne (200 gr)
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 limon kabuğu
IMG_6942

Yapılışı:
  • Yumurta ve şekeri köpürene kadar çırpın.
  • Vanilya, kabartma tozu ve unu ekleyin.
  • İri kıyılmış ceviz ve doğranmış inciri ekleyip karıştırın.
  • Yağlanmış kalıba döküp önceden ısıtılmış fırında 175 derecede pişirin.
  • Krema için sütü tencereye alın, içine pirinç unu, nişasta, un ve şekeri ekleyin, karıştırarak pişirin.
  • Kıvam aldıktan sonra içine limon kabuğunu rendeleyin, muhallebi göz göz olduktan sonra ocağın altını kapatın ve soğumaya bırakın.
  • Pişen ve soğuyan kekin üzerini sütle hafifçe ıslatın.
  • Soğuyan muhallebinin içine labne peynirini koyup karıştırın.Kremayı kekin üzerine döküp düzeltin.
  • Üzerini tarçın ya da kakao ile süsleyerek ve soğuk olarak servis edin.

Vazgeçilmez Lezzet Çorba

ben çorba severim

Kim acıktığı zaman dumanı üzerinde tüten bir tas çorbaya hayır diyebilir ki? Üşüyünce, geniş sofralarda buluşunca, hafif bir şeyler yemek isteyince, hastalanınca yardımımıza koşan çorba, Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri. Üstelik, hafif ve doyurucu yapısı sayesinde üç öğünde de zengin çeşitleriyle sofralarda yerini alıyor.

Çorba kelimesinin kökeninin ise Farsça "tuzlu haşlama" anlamında kullanılan "shorba"dan geldiğini biliyor muydunuz?

İyi beslenme anlamına gelen Sû ve Pô kelimelerinden türeyen çorba kelimesinin kökeni Sanskritçe'ye kadar dayanıyor. 

Çorba: 10 bin yıldır tüketilen bir besin!

Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde bile çorba hazırlandığını ve içildiğini gösteren kayıtlar mevcut. Et ve sebzeyle birlikte pişirildiğinde, malzemelerinin sahip olduğu besin değerlerinin bütünlüğünü taşıyan çorba, o tarihlerden günümüze kadar sofraların en değerli besinlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Türk Mutfağı'nın da yıldızı

Dünyanın sayılı mutfaklarından birine sahip Türkiye ise çok zengin bir çorba kültürüne sahip... Mutfaklardaki altın standardın temsilcisi ev yapımı çorbaların yanında, klasik ve yöresel pek çok çeşidiyle hazır çorbalar tüketicilere mutfakta saatler harcatmadan, ailelerinin seveceği lezzetli ve değişik tarifler sunuyor.

Hazır çorbalar, her geçen gün tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda geliştirilirken, geniş ürün yelpazesiyle tüketicilerin hijyenik koşullarda taze ve kaliteli malzemeler kullanılarak hazırlanan birbirinden farklı lezzetleri güvenle tüketmelerini sağlıyor.

Tarhanaya Dünyanın İlk Hazır Çorbası demek mübalağa sayılmaz…

Çorbayı oluşturan malzemelerin başında gelen yoğurdun çorba kültürüne kattığı en büyük eser, kuşkusuz tarhanadır. Bir zamanlar göçebe atalarımızın hazır yemeği olan tarhana, hala her zaman ve her yerde çabucak lezzetli bir yiyeceğe dönüşebilecek, taşınması ve saklanması en kolay ve muhteşem üründür.

Tıpkı tarhana gibi, hazır çorbalar da mevsiminde toplanan ve özenle seçilen sebze ve baharatların yüzyıllardır uygulanan, tamamıyla doğal bir koruma yöntemi olan kurutma işlemine tabi tutulması ve harmanlanmasıyla üretiliyor.

Yazın da çorba içilir

Çorba denilince çoğumuzun aklına dumanı tüten sıcacık bir tabak gelse de, Anadolu ve Türk mutfak kültüründe soğuk çorbaların da ayrı bir yeri vardır. Özellikle soğuk ayran kullanılarak yapılan çorbalar, serinletici özellikleriyle yaz günlerinin hafif ama keyifli yiyeceklerine dönüşüyor. Bu tür çorbaların en başında Sivas'ta yapılan bulgurlu pazılı soğuk çorba ile buğday ve ayranla yapılan soğuk çorba yani ayran aşı çorbası geliyor. Sivas'ta pazı katılan soğuk çorbanın diğer bölgelerdeki yöresel çeşitlerine sarımsak ve nane gibi baharatlar eşlik ederken, kimi bölgelerde ise salatalık gibi yaz sebzeleri eklenebiliyor.

Siz de bir çorba severseniz lezzet dolu çorba dünyasını keşfetmek için www.bencorbaseverim.com adresini ziyaret edin…

Bir bumads advertorial içeriğidir.